Şehit Sedat Yenigün, şehadetinin 31. yıldönümünde arkadaşları ve dostları tarafından çeşitli etkinliklerle anılıyor.
Sedat Yenigün; kimilerine göre Türkiye’nin Ali Şeriati’si, kimilerine göreMalcolm X… Yaşasaydı, birçok defa gündemimize etki edeceğinden şüphe yok. Hain eller 1980 yılında şehid edene kadar çok çalıştı, gayret etti, yazılar yazdı ve insan yetiştirdi. Evet, belki de yaptığı en önemli şey buydu; İnsan yetiştirmek. Öyle ki, şehid edilmesini sadece buna bağlayanlar bile mevcut.
Sedat Yenigün; kimilerine göre Türkiye’nin Ali Şeriati’si, kimilerine göreMalcolm X… Yaşasaydı, birçok defa gündemimize etki edeceğinden şüphe yok. Hain eller 1980 yılında şehid edene kadar çok çalıştı, gayret etti, yazılar yazdı ve insan yetiştirdi. Evet, belki de yaptığı en önemli şey buydu; İnsan yetiştirmek. Öyle ki, şehid edilmesini sadece buna bağlayanlar bile mevcut.
Sedat Yenigün; Cemil Meriç’in talebesi ve onun ifadesi ile “coşkun bir gönül.” Müslüman bir gencin örnek alabileceği nadide bir şahsiyet, örnek bir muallim ve kalemi kuvvetli bir müellif… Kendini, insan yetiştirmeye ve Müslümanca içerik üretmeye adamış fedakâr bir ömür. Yine Meriç’in ifadesiyle “İsa Peygamber zamanında yaşasaydı havari olurdu, Asr-ı Saaddet’te bir sahabe. … Sedatlara acınmaz, imrenilir!”
Kısaca Sedat Yenigün kimdir?
Çevresinde büyük, bereketli Müslümanca çalışmalar organize ettiği için şehid edilmişti. Berberde traş olurken şehid edildiği 1980 yılında 30 yaşında bir öğretmendir Sedat Yenigün. Lise yıllarında MTTB Orta Öğrenim Komitesinde, İstanbul Üniversitesi’nde Türkoloji okurken de MTTB Kültür ve Basın Yayın Müdürlüğü, sonrasında da MTTB Genel Yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. MTTB Bülteni ile Milli Gençlik Dergisi’nin yaşamasını sağladı ve en önemlisi de İslami Hareket Dergisi’ni çıkardı. Bununla birlikte Milli Gazete, Hareket, Düşünce, Sur, Çatı, Sebil, Tevhid, Hicret gibi dergilerde yazdı.
İlim ve Kültür Ocağı’nın (İKO) kurulma aşamalarında yer aldı. Tüm bunların yanında Yenigün, dünya Müslümanlarına ulaşmaya, Müslümanları örgütlemeye çalıştı. “Kendi medeniyetimiz bir köşeye sıkışmış veya sıkıştırılmış. Bekliyor. Keşfedileceği günü bekliyor. Sessiz ama vakur. Bütün tarihî hüviyeti gibi. Evlâtlarının 150 yıllık kaçışını affetmeye hazır bir baba tavrıyla...” diyen Yenigün şehid edildiği 5 Temmuz 1980 yılına kadar, her zaman gençleri ve tüm insanlığı Batı’nın yağlı çarklarından, Doğu’nun gülistanlarına çekme gayretindeydi. Şimdi ise bu görevi yazdıkları ve yetiştirdikleri idame ettiriyor.
Bir şehidin notlarını okumak
Sedat Yenigün’ü, o olgun ve sert üslubu, iyi derecede tarih bilgisi ve beslendiği eşsiz kaynakların etkisiyle okumak, o zamanların gergin havasını solumak ve bugünlere çıkarım yapmak, bir gencin dünyasına önemli izler bırakacağı düşüncesindeyim. İnkilâb Yayınları tarafından ikinci baskısı okuyucuya yıllar önce sunulan “Bir Şehidin Notları” birbirinden önemli yazılarla dolu.
Sedat Yenigün’ün en önemli yazılarının derlendiği kitap, onun 30 yıllık kısa ve derin hayatının, mücadelesinin küçük bir numunesi niteliğinde. Ailesinden öğrendiğimiz kadarıyla, onun daha birçok yazısı, belgesi, notu okurla buluşmayı beklemekte.
Sedat Yenigün anılıyor!
Sedat Yenigün, ölümünden otuz bir yıl sonra 20 Ağustos 2011 Cumartesi günü İstanbul’da anılacak. Mavera Gençlik Hareketi'nin düzenlediği veAsım Gültekin’in yöneteceği panelde, Ali Bulaç “80 Öncesi Dönemde Yayınlarla Kurulan İslâmî Söylem ve Sedat Yenigün’ün Rolü”,Abdurrahman Arslan “Son Dönem İslâmcılığın ve İslâmcıların 70’lerdeki Fikrî Doğuşu ve Sedat Yenigün’ün Yeri” Mehmet Güney ise “Bir Teşkilâtçı Olarak Sedat Yenigün ve 80 Öncesi Gençlik Hareketleri” konulu sunumlarda bulunacak.
Bununla birlikte programa ailesi ve Ahmet Ağırakça, Beşir Eryarsoy, Hasan Güneş, Hamza Türkmen ve Ümit Meriç gibi birçok konuk katılacak ve kısa birer konuşma yapacaklar. Anma programı 20 Ağustos 2011 Cumartesi günü saat 15:00’da TYB İstanbul Şubesi’nde (Kızlarağası Medresesi/Sultanahmet) başlayacak.
Yavuz Selim Güneş / Dünya Bizim